Varsayım 1: Yolcu listesi sabittir
Klasik modeller, çözülecek problemi tanımlarken yolcu kümesini sabit alır. Oysa gerçek bir operasyonda liste haftalık, bazen günlük değişir: işe giriş-çıkış, vardiya değişikliği, izin, nakil.
Sabit liste varsayımı tek başına zararsız görünür; sonucu şudur: her değişiklikte plan baştan kurulmalıdır. Elle kurulan bir planda bu saatler sürdüğü için plan genellikle güncellenmez, eskimiş hâliyle kullanılmaya devam eder ve doluluk oranı sessizce düşer.
Varsayım 2: Yol süreleri sabittir
Modellerin çoğu iki nokta arasındaki süreyi tek bir sayı olarak ele alır. Şehir içinde bu sayı saate göre belirgin biçimde değişir; sabah 07:30 ile 10:00 arasında aynı güzergahın süresi kat kat farklı olabilir.
Tek süreyle kurulan plan kâğıtta tutarlıdır. Sahada ise vardiyaya yetişmesi gereken araç, planın öngörmediği bir sürede yolda kalır. Sorun algoritmada değil, algoritmaya verilen varsayımdadır.
Varsayım 3: Problem tek seferlik çözülür
Literatürdeki kurulum genellikle şöyledir: girdi verilir, en iyi çözüm aranır, çözüm döndürülür. Operasyon böyle çalışmaz. Plan uygulanır, saha gerçekleşir, aradaki fark ortaya çıkar — ve bu fark bir sonraki planın en değerli girdisidir.
Tek seferlik çözüm anlayışı bu geri beslemeyi kullanamaz. Plancının elle yaptığı her düzeltme, bir sonraki planda yeniden yapılması gereken bir düzeltmedir. Aynı hata her hafta yeniden düzeltilir.
Varsayım 4: Kısıtlar birbirinden bağımsızdır
Kapasite, yolculuk süresi, yürüme mesafesi ve vardiya saati klasik kurulumda ayrı kısıtlar olarak sıralanır ve çoğu zaman sırayla ele alınır: önce gruplama, sonra sıralama, sonra doğrulama.
Gerçekte bu dördü tek bir karar kümesidir. Yürüme sınırını değiştirmek durak sayısını, durak sayısı yolculuk süresini, yolculuk süresi araç sayısını, araç sayısı kapasiteyi etkiler. Sırayla ele alan bir yöntem, ilk adımda verdiği kararı sonraki adımlarda sorgulayamaz.
Peki ne işe yarar?
Varsayımları eleştirmek literatürü reddetmek değildir; hangi koşulda hangi yöntemin geçerli olduğunu bilmektir. Küçük ve sabit bir operasyonda klasik yaklaşım fazlasıyla yeterlidir.
Ölçek büyüdüğünde ve değişkenlik arttığında gereken şey farklıdır: kısıtları birlikte değerlendiren, gerçek yol ağıyla ve saate duyarlı trafik verisiyle çalışan, uygulanan her plandan ve yapılan her elle düzeltmeden öğrenen bir yaklaşım. vitaRoute'un rotalama motoru bu amaçla, TÜBİTAK destekli bir Ar-Ge projesi kapsamında vitaRoute tarafından geliştirildi.
Bir rotalama yöntemini değerlendirirken sorulacak soru 'hangi problemi çözüyor' değil, 'hangi varsayımları yapıyor' olmalıdır. Varsayımlar sizin operasyonunuzla uyuşmuyorsa, yöntem ne kadar güçlü olursa olsun plan sahada bozulur.